Rastgele oluşturulmuş bir dünya

Yıllar yılı pek çok platform oyunu oynadık, oynamaya da devam ediyoruz. Aksiyonundan macerasına, klasiğinden rol yapmasına kadar hemen her kategoriyle platform türünde onlarca kez haşır neşir olduk. Platform türü özelinde daha farklı ne görebiliriz sorusu da haliyle kafalarda oluşmaya başladı ama işte yaratıcılık ve bu yaratıcılıktan doğan çeşitlilik tam da bu noktada devreye giriyor.

Hep söylüyoruz; günümüz şartlarında, oyunseverler artık türü ve kategorisi ne olursa olsun grafik kalitesi üst düzey, hikaye alt yapısı sağlam temeller üzerine oturtulmuş, her şeyiyle etkileyici oyunlar bekliyorlar. Ancak bazen öyle bir oyunla karşılaşıyoruz ki tüm bunları unutup, kendimizi bir anda tam tersi bir evrenin içinde buluyoruz.

Mask Up, herhangi bir hikaye tabanına oturtulmamış, grafikleri küçük bir çocuğun resim defterinden hallice olan ama nasıl olduğunu bizim de anlamadığımız şekilde oynanış konusunda büyük keyif veren roguelike tarzında bir aksiyon platform oyunu.

Hani bazı oyunlar olur ya, daha oynamaya başlayalı birkaç dakika bile olmamıştır ama grafikleriyle, oynanışıyla ben kötüyüm diye bağırır; ilk bakışta öyle bir oyuna benziyor fakat oynadıkça oyuncuyu içine çekmeyi başarıyor.

Sabit bir karakterimiz yok. Güçlendikçe evrim geçirip sürekli değişen bir karakter yapısıyla karşı karşıyayız. Amaç ve oynanış ise alıştığımız gibi: Ekranın sağına-soluna dokunarak ilerle, zıpla, saldır ve karşına çıkan düşmanları yok et! Peki oyunu farklı kılan ne? Az önce de söylediğimiz gibi, karakterin güç kazandıkça evrimleşmesi, güç kaybettikçe de eski haline dönmesi, oyuncuyu oyunda tutan birincil nokta. Bir diğeri ise, amacımızın ne olduğunu bilmeden öylece bölümler arasında ilerlemek ve farklı mekaniklere sahip birbirinden garip düşmanlarla mücadele içine girmek. Velhasıl, bağımlısı olunacak bir oyun değil fakat enteresan bir platform deneyimi yaşamak isterseniz, denemenizi öneriyoruz.